Mimar Sinan Fine Arts University Institutional Repository

DSpace@MSGSÜ digitally stores academic resources such as books, articles, dissertations, bulletins, reports, research data published directly or indirectly by Mimar Sinan Fine Arts University in international standarts, helps track the academic performance of the university, provides long term preservation for resources and makes publications available to Open Access in accordance with their copyright to increase the effect of publications.

Search MSGSÜ

Show simple item record

dc.contributor.authorMimar Sinan Üniversitesi
dc.date.accessioned2024-09-11T11:21:08Z
dc.date.available2024-09-11T11:21:08Z
dc.date.issued2002en_US
dc.identifier.urihttps://hdl.handle.net/20.500.14124/6347
dc.description.abstractBugünlerde zihnimde şu soru dolaşıyor: Uluslararası spor organizasyonlarında elde edilen başarılar, günümüzde bir ulusun dünyadaki saygınlığını ne kadar etkiliyor? Türkiye'deki geleneksel tavra bakarsanız; bu başarılar ile ulus saygınlığı arasında tam bir çakışma var. İşin aslı; Türkiye halkı kendi saygınlığını (çoğunlukla), kazandıkları futbol maçlarına, birkaç altın - madalyaya (bunların etkisi futbol yanında çok küçük kalıyor) endekslenip ve kişisel fiziksel varlığını bile bu saygınlık uğruna feda etmekten kaçınmayacak durumda... Maçlar ve madalyalar kazanıldığında gözümüz hiçbir şey görmüyor; meydanlara çıkılıyor, şarkı-türkü söyleniyor, bayraklar açılıyor, silahlar atılıyor, klaksonlara basılıyor ve hep bir ağızdan (daha önce saptanmış olan) "hedef''lere doğru sloganlar atılıyor: "Avrupa Avrupa duy sesimizi, bu gelen Türkler'in ayak sesleri!", "ne Kostarika ne Çin ne de sambacı Brezilya ... " vs. Örneğin; soğuk savaş döneminde bu başarılar önemliydi belki... Dünya bloklarının arasındaki mutlak aynın, iletişimsizlik, uluslar hakkında bilgi eksikliği, propagandaların güvensiz ortamı, son derece kapalı yaşam alanlar yaratırken; bu alanlar üzerine edinilebilecek bir ipucu arayışı, her tür veriyi değerli kılmaktaydı. Uluslararası spor organizasyonları da, yıllarca bu ipuçlarını dünyanın kullanımına sunan en güvenilir kaynaklar durumundaydı (ki, o zaman da tartışılır bir güvendi bu). Ulusların birbirlerine üstünlük kurma mücadeleleri de, o saygınlığı oluşturma sürecinden ayn işlemiyordu. Oysa 2002 yılı dünyasının teknolojik olanakları; tüm toplumları iç ve dış siyaset, ekonomi, kültür vs. bakımından "deşifre" ediyor ve diğer toplumları da aynı anda bilgi sahibi yapıyor. Bunu bilmeyen yok. Şimdi ulusların şeffaflaşan karakterleri, diğer uluslarla oluşturdukları hoşgörü zemini, sanatsal ve bilimsel işbirliği alanlar, dahası; kendi sınırlan içinde birbirleriyle kurdukları insani ilişkiler bile, o uluslar için bir saygınlık nedeni oluşturuyor. Üstünlük ihtirası, bir erdem değil artık ( dünya günümüzde elbette erdemlerden ibaret değil ama, biz yalnızca "saygınlık" üzerine konuşuyoruz). Şu kesindir ki; bu çağda hiçbir toplum ya da hiçbir ulusun, futbol (ya da diğer spor dallan) ile kendisini tanıtmak için büyük işler yapması gerekmiyor. Artık soğuk savaş döneminin sağır ve kör toplumları değiliz. Zaten hepimiz birbirimizi çok iyi tanıyoruz. Biz "oyun" süresi kadar bir keyif alalım, sonra işimize bakalım; bu yeter. Çünkü "oyun"da sürekli kazanmak, yalnızca "iyi oyun" oynadığınızı gösterir; başka hiçbir şeyi değil... Yrd. Doç. Emre Zeytinoğluen_US
dc.language.isoturen_US
dc.publisherMimar Sinan Üniversitesien_US
dc.rights© Mimar Sinan Güzel Sanatlar Üniversitesien_US
dc.subjectMimarlıken_US
dc.subjectMimarlık--Türkiyeen_US
dc.subjectMimar Sinan Güzel Sanatlar Üniversitesien_US
dc.subjectSanaten_US
dc.titleAyın İzi 16 / 2002en_US
dc.title.alternativeMSÜ Ayın İzien_US
dc.title.alternativeMSÜ Ayın İzi : Mimar Sinan Üniversitesi Aylık Bültenien_US
dc.typejournalen_US
dc.departmentMimar Sinan Güzel Sanatlar Üniversitesien_US
dc.identifier.issue16en_US
dc.relation.publicationcategoryDiğeren_US


Files in this item

This item appears in the following Collection(s)

Show simple item record