Mimar Sinan Güzel Sanatlar Üniversitesi Açık Bilim, Sanat Arşivi

Açık Bilim, Sanat Arşivi, Mimar Sinan Güzel Sanatlar Üniversitesi tarafından doğrudan ve dolaylı olarak yayınlanan; kitap, makale, tez, bildiri, rapor gibi tüm akademik kaynakları uluslararası standartlarda dijital ortamda depolar, Üniversitenin akademik performansını izlemeye aracılık eder, kaynakları uzun süreli saklar ve yayınların etkisini artırmak için telif haklarına uygun olarak Açık Erişime sunar.

MSGSÜ'de Ara

Basit öğe kaydını göster

dc.contributor.advisorÇoker, Adnan
dc.contributor.authorTan, A. Sevgi
dc.date.accessioned2022-06-20T20:54:00Z
dc.date.available2022-06-20T20:54:00Z
dc.date.issued1989
dc.identifier.urihttps://hdl.handle.net/20.500.14124/4785
dc.descriptionTez (Yüksek Lisans) -- Mimar Sinan Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü, 1989.en_US
dc.descriptionKaynakça var.en_US
dc.descriptionTezde iç kapak yok.en_US
dc.description.abstractRönesans'ta nesnelerin, figürlerin optik görüntülerine bağlı yapısal tasviri, perspektifin bilimsel temel üzerine oturtulmasını gerektiriyordu. Uzay-zaman objektif gerçek olarak düşünülüyordu. Kant'ın akılcı felsefesine göre; "Eşyada, Zaman-Uzay yoktu", biz eşya ve olayları bilimsel olarak uzay ve zaman içinde tasarlıyorduk. Fakat, 19. yy. başında bilim ve felsefede değişiklikler görülmüş; Bergson, Kant'ın uzay-zaman anlayışını değiştirerek eşya kavramını sezgi kavramıyla birleştirmiştir. Yani, "Eşyayı tanımlarken gerçekte kendi iç yaşantılarımızı tanımlamış olduğumuzu" öne sürdü. Böylece, dış gerçekten, yani eşyanın fizik biçimini tanımlamaktan uzaklaşıp kendi iç dünyamıza dönmüş oluyorduk. Ön bilgileri gerektiren bu sezgi ile eşyalar, olaylar içsel yaşantımızla birleşerek ortaya çıkar. Böylece her madde uzayda kişisel biçim ya da renk halinde kendini belirtmiş oldu. Çağdaş psikolojide, Kandinsky'e göre "Freud tarafından psikoanalizin bilim olarak kurulması, sanatın, insanın iç dünyasına sokulmasında yardımcı olmuştur." Sanat, insanın iç dünyasını ifade etmesi ve dışlaştırmasıdır. İfade, biçim verme ile ortaya çıkar. Croce felsefesi ve Ekspresyonizm bu ifade anlayışına dayanmaktadır. Madde, değişime uğrayarak katılığını yitirmesiyle kuantumlar, kuvvet noktaları, enerji simgeleri olarak kavranmış ve soyut öze sahip olmuştur. Bilim ve felsefedeki bu değişiklikler sanatta da etkisini göstermiş, Soyut Sanat anlayışı gelişmiştir. Doğa nesnelerinin gözle görülen dış görüntüsüne değil, iç gerçeğe, öz düşünceye varma amaçlanır. Bunun için görüntüye dayalı biçimlendirme terkedilip, insanın içinde, zihninde düzen kurulur. Bakışımızın görebildiği özelliklerden başka, düşüncemizin onlara verdiği niteliklerle resmedilir. Paul Klee'nin sözü ile "Sanat artık, görünebilir olan şeyi tekrarlamaz, tersine görünür kılar"; görünür kılınacak şey, duyularla kavranan nesneler değil onların anlamı, nesnelerin soyut düşünsel varlığıdır. Böylece iç yaşantılarımızın, dolaysız, nesnesiz dışa dökülmesi ortaya çıkar. Doğa biçim ve renkleri tekrarlanmaz.en_US
dc.format.medium9 y. ; 30 sm.en_US
dc.language.isoturen_US
dc.publisher[y.y.]en_US
dc.rightsinfo:eu-repo/semantics/openAccessen_US
dc.titleSoyutlanmış mekanda figüren_US
dc.typemasterThesisen_US
dc.departmentEnstitüler, Mimar Sinan Üniversitesi, Sosyal Bilimler Enstitüsü, Resim Anasanat Dalı Resim Programıen_US
dc.institutionauthorTan, A. Sevgien_US
dc.relation.publicationcategoryTezen_US
dc.identifier.demirbas0044747en_US
dc.identifier.yrd8F67283F-4E39-4366-929D-7C4094148000en_US


Bu öğenin dosyaları:

Thumbnail

Bu öğe aşağıdaki koleksiyon(lar)da görünmektedir.

Basit öğe kaydını göster