Mimar Sinan Fine Arts University Institutional Repository

DSpace@MSGSÜ digitally stores academic resources such as books, articles, dissertations, bulletins, reports, research data published directly or indirectly by Mimar Sinan Fine Arts University in international standarts, helps track the academic performance of the university, provides long term preservation for resources and makes publications available to Open Access in accordance with their copyright to increase the effect of publications.

Search MSGSÜ

Show simple item record

dc.contributor.advisorYaşat, Cem Doğan
dc.contributor.authorKürkcü, Sinan
dc.date.accessioned2022-06-20T20:44:30Z
dc.date.available2022-06-20T20:44:30Z
dc.date.issued2015
dc.identifier.urihttps://hdl.handle.net/20.500.14124/3729
dc.descriptionTez (Yüksek Lisans) -- Mimar Sinan Güzel Sanatlar Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü, 2015.en_US
dc.descriptionKaynakça sayfa : (183-190) içerir.en_US
dc.description.abstractGilles Deleuze'ün hukuk üzerine düşüncelerinin toplumsal ve politik bağlamda ele alınmasını içeren bu tez çalışmasında, hukuk, Deleuze düşüncesindeki farklı alanlar arasındaki geçişlilikler sayesinde bu alanlarla ilişkileri içinde düşünülebilir ve sorunsallaştırılabilir olarak ortaya konulmuştur. Bir içkinlik felsefesi olan Deleuze düşüncesinde yaşamın tekil noktaları, yaşama içkin olan noktalardır; ortaya çıkan sorunlar da olaylarla hareket ederler ve tekil olaylar, bir olayın içinde birbirine girerek, sürekli yeniden dağılarak sorunsal bir durumu oluştururlar. Böylece olayın bu niteliği ve sorunsal; vakaların ve yaşamın ele alınmasında farklı bir yol açar. Bu düşünce uyarınca hukuk, belli bir düzen ve belirleme olan bir bütünlük olarak değerlendirilmekteyken, öte yandan hak kavramı ise tekilliği ve sorunsalı işaret etmesiyle aralarında bir ayrım yapılmaktadır. Kavramın ve tekilliğin bir araya geldiği alanda hak sorunsallaştırması, farklılaşmayı ve yaratımı öne çıkaran bir bakış getirmektedir. Bu yaratımın ve farkın ortaya çıkabilmesi için de yapılacak olan mücadele önem kazanmakta ve böylelikle meselenin toplumsal ve politik tarafı da tartışmaya dahil olmaktadır. Dolayısıyla bu tez çalışmasında, Deleuze düşüncesinde hak kavramının, mücadele ile hak yaratmak bağlamında gerçekleştirilebilmesinin olanaklarının, hareketlerinin ve koşullarının sorunsallaştırılabilmesi amaçlanmaktadır. Bu durumda hak yaratmak, hukuk yapmaktan farklı olarak, değişmekte olan tekilliği içinde taşıyan vakalara vurgu yapan, sürekli bir yaratım olarak içtihat kavramına işaret eden ve hayatın kendisinden ayrı olmayan bir kavramsallaştırmayı gündeme getirmektedir. Bu kapsamda Deleuze felsefesinin hem kavramsal temellerini ifade edebilme hem de bu çalışmanın düşünsel olarak taşıyıcılığını tasarladığı ontoloji-etik-pratik çizgisini ele alabilmek üzere, bir olumlama düşüncesi oluşturan bu çizgideki evrelere işaret Bergson, Nietzsche ve Spinoza felsefeleri ile ilişkisi içinde Deleuze felsefesinin gelişimi sunulmaktadır. Bu gelişimin varacağı pratik düzlem, güç mücadelesini de işaret etmeye başlayacağından, güç kavramının biçimleneceği etik düzlemi ile güç istenci kavramı gündeme gelmekte ve bunun da hak kavramıyla ilişkileri üzerinden sorunsallaştırıldığı bir kavrayış ortaya konulmaktadır. Buradan hareketle pratik kuruluş olarak Spinoza düşüncesinin hak ve güç üzerine olan bakışı, Deleuze düşüncesine bağlanarak ontolojinin ve pratiğin ilişkili olarak tartışılabileceği, politika ile hukuk ve kuramsal olan ile toplumsal olan arasındaki bağların kurulması ile toplumsal alan söz konusu edilmektedir. Toplumsal alanda ise arzu kavramı ön plana getirilerek, bilinçdışı ile ilişkisi üzerinden toplumsal alan ile karşılıklı dönüştürücü etkisi, arzu politikası bağlamında ele alınmaktadır. Bu noktada mücadelelerin ve hareketlerin öne çıkarılması sayesinde yeni kurucu güç ve öznellikler ile kurumlaşmalar üzerine bir bakış geliştirilmeye başlanmaktadır. Böylece mücadeleler ya da hareketler olan pratikler, ortaya çıkabilecek olan yeni oluşumları işaret ederek, gündeme pratiklerden hareketle varılacak olan kurum kavramını getirmektedir. Kurum kavramının, Deleuze düşüncesi içinde hareketlerin ya da pratiklerin kolektifliği ile birlikte ele alınmasının farkı gösterilerek, kurumların yaratıcı bir kavramsallaştırılması ortaya konulmaya çalışılmıştır. Böylece hak yaratmak için mücadele etmekten hareketle kurumların bu kavranışının, güncel olana ilişkin bir bakışı harekete geçirip geçiremeyeceği de değerlendirilebilecektir.en_US
dc.format.mediumVIII, 191 yaprak ; 29 cm.en_US
dc.language.isoturen_US
dc.publisherMimar Sinan Güzel Sanatlar Üniversitesien_US
dc.rightsinfo:eu-repo/semantics/openAccessen_US
dc.subjectDeleuzeen_US
dc.subjectHukuken_US
dc.subjectHaken_US
dc.subjectGüçen_US
dc.subjectPratiken_US
dc.subjectKurumen_US
dc.subjectİçtihaten_US
dc.subjectKolektifen_US
dc.subjectPolitikaen_US
dc.titleHak yaratmak : Deluze Felsefesinde hayat ve içtihaten_US
dc.typemasterThesisen_US
dc.departmentEnstitüler, Mimar Sinan Güzel Sanatlar Üniversitesi, Sosyal Bilimler Enstitüsü, Sosyoloji Anabilim Dalı Genel Sosyoloji ve Metodoloji Programıen_US
dc.institutionauthorKürkcü, Sinanen_US
dc.relation.publicationcategoryTezen_US
dc.identifier.demirbas0067329en_US
dc.identifier.yrd9C1EFFAC-2823-48C8-82DB-CFA311DA669Een_US


Files in this item

Thumbnail

This item appears in the following Collection(s)

Show simple item record