Mimar Sinan Güzel Sanatlar Üniversitesi Açık Bilim, Sanat Arşivi

Açık Bilim, Sanat Arşivi, Mimar Sinan Güzel Sanatlar Üniversitesi tarafından doğrudan ve dolaylı olarak yayınlanan; kitap, makale, tez, bildiri, rapor gibi tüm akademik kaynakları uluslararası standartlarda dijital ortamda depolar, Üniversitenin akademik performansını izlemeye aracılık eder, kaynakları uzun süreli saklar ve yayınların etkisini artırmak için telif haklarına uygun olarak Açık Erişime sunar.

MSGSÜ'de Ara

Basit öğe kaydını göster

dc.contributor.advisorÖzdemir, Gülçin
dc.contributor.authorDikmen, Benal
dc.date.accessioned2022-06-20T20:38:56Z
dc.date.available2022-06-20T20:38:56Z
dc.date.issued2004
dc.identifier.uri
dc.identifier.urihttps://hdl.handle.net/20.500.14124/3288
dc.descriptionTez (Yüksek Lisans) -- Mimar Sinan Güzel Sanatlar Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü, 2004.en_US
dc.descriptionKaynakça var.en_US
dc.description.abstractGeleneğin beden ve bedenle özdeşleştirilen duygular karşısında, zihne ve bilişsel olana üstünlük tanımış olması ve bu anlayışın modern çağda giderek vurgulanması, bir takım ölçüt ve değer yargılarının ortaya çıkmasına neden olmuştur. (Zihin ve bilişsel olan erkekle; beden ve duygusal olan kadınla özdeşleştirilmiştir). Bu açıdan bakıldığında sıradanlığın yeri olan gündelik yaşam, bilim, sanat ve felsefe gibi kültürün bilinçli çaba ve emek gerektiren incelikli ürünleri karşısında değersiz görülmüştür. Ne var ki gündelik yaşam yalnızca günlük olayların ve eylemlerin toplamı, sıradanlığın ve tekrarın yeri değil, daha farklı olanı gerçekleştirmek için kendisinden yola çıkmanın kaçınılmaz olduğu diyalektik bir etkileşimdir. Aynı anlayışın paralelinde on yedinci yüzyılda bağımsız bir biçem olarak ele alınan, insan figürünü dışlayan, cansız nesnelerin ya da maddesel mülkün resmi olan natürmort, akademik hiyerarşide en alt basamağa oturtulmuştur. Değerli konular hiyerarşisinde natürmortu sona yerleştiren kuramsal meselelerin üzerinde yoğunlaştığı birincil amaç, resmin güzel sanatlara ait olduğunu vurgulamaktı. Burada ileri sürülen sav, sanatçının rolünün [sade] zanaatkarınkinden farklı olması gerektiğiydi. Sanatçı, imgelemine ya da sezgisine dayanan soyut fikirlerle uğraşmalıydı. Ancak natürmorta ilişkin bu bakış açısı zaman içinde toplumsal değişmeler ve sanat erekleriyle ilişkili olarak sürekli değişmiştir, ve bundan ötürüdür ki natürmort, yirminci yüzyılın başında öncü (avangard) anlatımın bazı görünümlerinin araştırılmasında bağımsız bir tip kimliğini taşır. Bugün artık natürmort, bir yandan kişisel ve toplumsal dünya görüşüyle öte yandan teknik yeniliklerle ilgili olarak hem düşünsel hem de biçimsel yanlarıyla kabul görmüştür. Natürmort resmin ilk örneklerinden başlayarak yiyeceklere yönelik neredeyse kesintisiz bir ilgi görülmektedir. Gündelik yaşamın sıradan bir eylemi gibi görülen yeme-içme; canlılığımızı koruyabilmemiz için yaşamsal bir öneme sahip olmasının yanısıra, insan deneyiminin çok sayıda yüzlerini incelemede de bize önemli bir kaynak sunar. Konu sanat bağlamında ele alınacak olunursa, yiyeceğin geçmişte olduğu gibi bugün de yoğun anlamlar içeren, metaforlar ve simgeler yoluyla pek çok örtülü iletiyi aktarmada aracı oldukları görülmektedir.Sanatta sıradan olanın, gündelik olanın değersiz görülmesi, ilk çağlardan beri vardı. Ne var ki modern çağda bu görüş kendine zemin edinen yeni bir anlayış olarak belirginleşti ve yeni yan anlamlar kazandı. Modern sanat, sıradanı, olağanı ve kabayı kendisinin karşıtı olarak yorumlamış, gündelik yaşam kültürüne olduğu kadar, kitle kültürü ve eğlenceye karşı da konumunu koruması gerektiği düşünülmüştür. Aynı zamanda kadınları da aşağı gördüğü kitle kültürüyle ilişkiiendirerek, onları "yüksek sanat" alanının dışında bırakıyordu. Kısacas» Modern sanat, aynı zamanda, bütün klasik temsil sistemlerini reddederek, içeriği yok etmiş, öznelliği silmiş, benzerliği ve gerçeğe benzerliği tanımamış, ve ne türden olursa olsun, gerçekçilik talebini kovmuştur. Ne var ki hiç bir insani etkinlik modernist anlayışın ileri sürdüğü biçimde gerçekten uzak olamaz. Ayrıca, toplumsal etkileşim ve kültürel gelenek dünyası da dahil olmak üzere dış dünyayla bağlarını koparmış insan yabancılaşmıştır. İnsan dışsal dünyanın bir parçasıdır ve o dünyayla etkileşim halindedir. Artık günümüzde, bilişsel ve duygusal ayrımının çökmekte olduğunu, insana zihin ve beden birlikteliği içinde yaklaşılmaya çalışıldığını görüyoruz.en_US
dc.format.mediumVI, 52 y. : rnk. res. ; 29 sm.en_US
dc.language.isoturen_US
dc.publisher[y.y.]en_US
dc.rightsinfo:eu-repo/semantics/openAccessen_US
dc.subjectgündeliken_US
dc.subjectNatürmorten_US
dc.subjectyiyeceken_US
dc.subjectzihinen_US
dc.subjectbedenen_US
dc.titleYaşamsal gündelik nesnelerin sanat bağlamında metaforu üzerineen_US
dc.typemasterThesisen_US
dc.departmentEnstitüler, Mimar Sinan Güzel Sanatlar Üniversitesi, Sosyal Bilimler Enstitüsü, Resim Anasanat Dalı Resim Programıen_US
dc.institutionauthorDikmen, Benalen_US
dc.relation.publicationcategoryTezen_US
dc.identifier.demirbas0045963en_US
dc.identifier.yrd8B85045A-5F94-4B8F-AE8E-C22046A6C306en_US


Bu öğenin dosyaları:

Thumbnail

Bu öğe aşağıdaki koleksiyon(lar)da görünmektedir.

Basit öğe kaydını göster