Abstract
Doktora çalışması kapsamında, Ataşehir'deki Metropol İstanbul rezidans blokları örneği üzerinden, spekülatif şehircilik pratiklerinin İstanbul'daki mekânsal, sınıfsal ve simgesel dönüşümleri nasıl şekillendirdiği analiz edilmektedir. Çalışmanın merkezine aldığı temel soru olan "Rezidanslar kentsel yaşamı nasıl dönüştürmektedir?" sorusunun yanıtı, bu yeni konut tipini ortaya çıkaran politik ekonomik çerçeveleri ve bu konut tipi aracılığıyla yeniden biçimlenen toplumsal ilişkileri, sınıf yapılarını, yeniden kurgulanan gündelik hayat ritimlerini anlamayı mümkün kılacak çok katmanlı ilişkisel analizlerle aranmıştır. Tezin kavramsal omurgasını oluşturan "spekülatif şehircilik" yaklaşımı, post-neoliberal kentleşme rejimlerinin yarattığı yeni mekânsal mantıkları, kent planlamasında ortaya çıkan belirsizlik ve istisnalar rejimini, finansallaşmış kent politikalarını anlamada işlevsel bir analitik çerçeve sunmaktadır. Spekülatif şehircilik geleneksel gayrimenkul spekülasyonunun ötesinde; devlet, sermaye ve kişiler düzeyinde kent üzerindeki tahayyül, müdahale ve temsil pratiklerinin bütünsel bir dönüşümünü tarif etmektedir. Rezidanslar, finansal sermaye birikim süreçlerine ek olarak mekânsal ayrışmanın, sosyal, kültürel ve sembolik iktidarların yeniden üretildiği mekânlar olarak konumlanmaktadır. Bu çalışmanın teorik zemini, Post-Marksist ve Postkolonyal kent kuramlarının etkisiyle gelişen, özellikle Küresel Güney kent literatürlerinden beslenen spekülatif şehircilik yaklaşımı çerçevesinde kurgulanmıştır. Spekülatif şehircilik, kentlerde giderek yaygınlaşan ve prestijli bir vitrin işlevi gören mega projeler aracılığıyla, prestijli dünya kentleri üretme girişimini temsil etmektedir. Prestijli mega projeler; kentin değişim değerini, potansiyel ve çoğunlukla kurgusal bir gelecek üzerinden yeniden tanımlayarak sermaye birikimini yönlendirmektedir. Bu eğilimle kentteki konut stoğu finansal bir araç haline gelmekte, rezidans bu finansal zemindeki en işlevsel konut tipi olarak öne çıkmaktadır. Ataşehir Metropol İstanbul rezidans blokları hem spekülatif şehircilik araçlarının etkin biçimde kullanıldığı hem de bu araçların gündelik hayat üzerindeki dönüştürücü etkilerinin gözlemlenebildiği bir saha olarak değerlidir. Bu dönüşüm; mekânsal formda, ayrışmanın yeniden üretiminde, kentli öznenin tahayyülünde ve gündelik hayat pratiklerinde kendini göstermektedir.