Mimar Sinan Fine Arts University Institutional Repository
DSpace@MSGSÜ digitally stores academic resources such as books, articles, dissertations, bulletins, reports, research data published directly or indirectly by Mimar Sinan Fine Arts University in international standarts, helps track the academic performance of the university, provides long term preservation for resources and makes publications available to Open Access in accordance with their copyright to increase the effect of publications.Search MSGSÜ
Antik Çağ Thrakia'sında epithetler ve yerel kültler
Abstract
Antik Thrakia'nın coğrafi alanı, günümüz Türkiye ve Yunanistan devletlerinin sınırları içinde kalan nispeten dar bir bölgenin çok daha ötesine yayılarak Bulgaristan, Romanya, Kuzey Makedonya ve Yunanistan'ın Makedonya Bölgesi'ni de içine alan geniş bir sahayı kapsamaktadır. Bu geniş coğrafyada, Prehistorik Devir'den itibaren insan mevcudiyetine işaret eden bulgulara rastlanmakta ve bu durum, kesintisiz bir yerleşim silsilesinin varlığını ortaya koymaktadır. Avrupa ve Asya kıtaları arasında bir geçiş noktası teşkil eden stratejik konumu, Thrakia'yı tarih boyunca yoğun halk hareketlerine ve sıkça değişen bölgesel hakimiyetlere maruz bırakmıştır. Bu etkenler, bölgeyi sürekli bir kültürel etkileşim ve dönüşüm merkezi haline getirmiş; jeopolitik ve tarihsel etmenler, Thrakia'nın devamlı farklılaşan ve zenginleşen bir kültürel kimlik geliştirmesine zemin hazırlamıştır. MÖ 2. binyıldan itibaren Thrakia coğrafyasına göç eden ve kabileler halinde organize olmuş Thrak boyları, bölgenin demografik yapısının temelini oluşturmuştur. MÖ 8. yüzyıldan itibaren gelen topluluklar, yeni tarım alanları bulma, ekonomik fırsatlar yakalama veya ticari faaliyetler yürütme gibi çeşitli motivasyonlarla genellikle kıyı şeridinde yeni yerleşimler oluşturmuşlardır. Bu kolonizasyon süreci, Hellen kültürünün bölgeye nüfuz etmesini sağlamış; yerli Thrak toplulukları ile yeni gelenler arasında, zaman zaman barışçıl yollarla zaman zaman ise güç kullanımıyla şekillenen bir yaşam adaptasyonu gelişmiştir. Bu etkileşimler neticesinde, özellikle dil ve din alanlarında ortak bir kültürel zemin oluşturulmaya çalışıldığı görülmektedir. Thrakların kendilerine ait yazılı ve kapsamlı görsel kaynaklarının günümüze ulaşmamış olması nedeniyle, bu karmaşık etkileşim sürecini ve sonuçlarını ancak Hellen dilinde kaleme alınmış yazıtlar ve Antik Çağ yazarlarının aktarımları aracılığıyla anlama ve yorumlama imkanı bulabilmekteyiz. Bu tez çalışmasının odağını, Antik Thrakia'da Arkaik Devir'den Roma İmparatorluk Dönemi'ne kadar uzanan süreçte, yazılı kaynaklar ve arkeolojik buluntular aracılığıyla tespit edilebilen, çeşitli epithetlerle anılan tanrı ve tanrıça kültleri oluşturmaktadır. Çalışma, aynı zamanda bölgeye has yerel kültleri, kentlerin kuruluşunda önemli rol üstlenmiş veya sembolik değere sahip olmuş kurucu figürler (oikistesler) ile toplumsal xxvi kriz anlarında liderlik vasfı göstererek ölümlerinin ardından tanrısal veya kahramansal statüye erişmiş Heros kültlerini de kapsamaktadır. Bu kültlere dair veriler; antik edebi kaynaklar, adak yazıtları, mezar stelleri üzerindeki yazıtlar, heykel kaidelerinde yer alan ithaf yazıtları, mimari yapı elemanlarına işlenmiş yazıtlar, nümizmatik buluntular, tablet, figürin, heykel gibi geniş bir arkeolojik ve epigrafik materyal yelpazesinden derlenmiştir. Tanımlanan Antik Thrakia sınırları dahilinde günümüze intikal etmiş olan tüm bu veriler, kronolojik, coğrafi, tapınım yoğunluğu ve buluntu çeşitliliği gibi kriterler temel alınarak oluşturulan tablolar aracılığıyla analize tabi tutulmuş; elde edilen bulgular ışığında değerlendirilerek sonuçlandırılmıştır.
Collections
- Doktora Tezleri [866]















